Ana sayfa » Yaşam haberleri » 3 İhlâs bir hatim eder mi?
Google Facebook Twitter FriendFeed Digg Del.icio.us
3 İhlâs bir hatim eder mi?
30 Temmuz 2010 Cuma
Her şey çoğaldıkça ucuzlar. Edeb bunun aksinedir; o çoğaldıkça değeri artar.
3 İhlâs bir hatim eder mi?

Edeb, kendisinden yükseğini çok görmemek, kendisinden aşağısını da hor görmemektir. Edebin en alt derecesi, bir kimsenin, cehâletini sezdiği yerde durup onu gidermesidir.

Eline, diline, beline sahip ol!

Edeb yâ hû!

Terbiye, ar, nâmus, âdâb, erkân gibi anlamlara gelen edeb kelimesi, Arap alfabesi ile "Elif", "Dal" ve "Be" harflerinden meydana gelir. Bu üç harfin, bazı anlayış ve yorumlara göre üç hakikate işaret ettiği belirtilmiş ve bu bir formül hâline getirilmiştir. Bunlar da "El, dil, bel" kelimeleridir.

Bu üç harf, "eline, diline, beline" şeklinde tasavvufun temel ahlâk eğitimlerinden biri olmuştur. Bunlara sahip olmak fert ve toplum ahlâkının temelini oluşturur. Bunun içindir ki daha işin başındayken, bu üç husus ısrarla hatırlatılır. Şimdi bu üç temel esasın hangi anlamlara geldiğini kısaca görelim:

1. Eline sahip ol: Elinle kimseye kötülük etme, kimsenin malını çalma, kimseye haksızlık etme, kimsenin canını yakma, kimseyi dövme, kısaca insanın eli ile yapacağı bütün işlerde ölçülü ol, elini kontrol et, elinle haram işleme, elinle hak ve hakikati koru demektir. Ya da, eline (iline) sahip olmak olarak alınabilir. Bu da, yurduna, memleketine, vatanına sahip çık, demektir.

2. Diline sahip ol: Gözünle gördüğün her şeyi söyleme, olur ki yanlış görmüş olabilirsin. Doğruyu da görmüş olsan, mümkündür ki bir fitneye sebep olup bir kısım insanların mutluluğunu yıkabilirsin. Ayrıca, dedikodu yapma, fitne-fesada katılma, yalan söyleme... kısaca insanın dili ile yapacağı işlerde ve sözlerde ölçülü olması ve diline sahip olması anlamındadır. Ya da, diline, yani konuştuğu öz diline (Türkçe) sahip çıkmak, demektir.

3. Beline sahip ol: İnsanın nefsine sahip olması, nikâhlısı-helâli olmayana meyletmemesi ve bu konuda kendisini kontrol etmesi, nâmuslu ve iffetli olması demektir. Ya da beline, yani soyuna-sopuna-nesline sahip çıkmak demektir.

Bu üç özelliğe hâkim olmak, temel eğitim sayılır. Efendimiz (aleyhisselâm)'ın "Müslüman kimdir?" sorusuna verdiği bir cevapta: "Müslüman, Müslüman'ın elinden-dilinden emîn olduğu kimsedir!" (Buhârî, İman, 4) buyurmuşlardır. (Bayram Kusursuz) Yani eline, diline ve beline sahip olmak, İslâm'da çok önemli bir husustur. Bu düsturların etkisi, târihimizde çok belirgin bir sûrette görülmektedir.

Sonuç olarak edeb, işte bu üç harften müteşekkildir. Yukarıda İzah etmeye çalıştığımız gibi bâzıları bunları, "Eline, diline, beline sâhip ol" şeklinde ifâde etmişlerdir.

EDEBLE İLGİLİ ALLAH DOSTLARI NELER SÖYLÜYOR?

Her şey, çoğaldıkça ucuzlar. Edeb bunun aksinedir; o çoğaldıkça değeri artar.

Edeb, kendisinden yükseğini çok görmemek, kendisinden aşağısını da hor görmemektir.

Edebin en alt derecesi, bir kimsenin, cehâletini sezdiği yerde durup onu gidermesidir.

Evlâdına edeb öğretmeyen, düşmanlarını sevindirir.

Akıllı kimse, edebi edebsizden öğrenir.

Edeb, insanı her türlü hatadan koruyan bilgi ve prensiplere sahip olmaktır.

Edeb güzelliği, kişiyi nesep güzelliğine muhtaç etmez.

Edeb, insanı kalbden sevdirir.

Edeb, nefsi gerektiği şekilde terbiye etmek ve güzel ahlâk ile süslemektir.

İlim meclislerinde aradım, kıldım taleb; ilim en geride kaldı, illâ edeb, illâ edeb.

Edeble ve ahlâkla süslenmeyen akıl, silahsız kahramandır.

Sadece babası ölen değil, ilmi ve edebi olmayan da yetimdir.

BİR SORU-BİR CEVAP

İhlâs suresini üç defa okuma bir hatim yerine geçer mi?

Soru: Halk arasında "üç ihlas bir hatim yerine geçer" şeklinde bir anlayış var. Bu benim mantığımı zorluyor. Gerçekten Kur'an'ı baştan sona okuyan bir kimse ile sadece üç ihlas okuyan kimse aynı sevabı mı alır? Engin Koç

İhlâs suresinin faziletine dair Efendimiz'in ifade buyurduğu çeşitli rivayetler vardır. Bunlardan en meşhuru şöyledir: "Bir adam geceleyin kalktı ve sürekli olarak sadece İhlas suresini okudu. Sabah olduğunda bir sahabi, Allah Resulü'ne: "Ey Allah'ın Resulü, adamın biri bu gece sabaha karşı kalktı ve sürekli Kul Hüvellahu Ehad suresini tekrar edip durdu. (Olayı aktaran kişi sanki bunu azımsıyordu.) Allah Resûlü şöyle buyurdu: Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, o sûre Kur'an'ın üçte birine denktir." (Nesâî, Sünen, 16)

Bu hadisin açıklaması babında dört farklı yorum vardır:

1. Bu sure, okuyana Kur'an'ın üçte birini okumuş gibi sevap kazandırır. Hatta bir Müslüman bunu üç kere okusa Kur'an'ın tamamını okumuş gibi mükâfat kazanır.

2. Kur'an'ın diğer surelerini düzgün okuyamayan biri bu sureyi okuduğunda Kur'an'ın üçte birini okuma sevabına nail olur.

3. İhlâs suresi Kur'an'ın anlam türlerinin üçte birine denktir. Zira Kur'an'ın anlam ve muhtevası üçtür: Ahkâm, kıssalar ve tevhid. Bu sure ise tevhid hakikatini en kapsamlı biçimde beyan etmektedir.

4. Sevap bakımından Kur'an'ın üçte birine denktir ama bu sureyi üç kere okuyan mükemmel bir hatim sevabı almış olmaz. Hatta İbni Rüşd, el-Beyan ve't- tahsîl adlı eserinde, İhlas suresini üç kere okuyanın Kur'an'ın tamamını okuyanla eşit sevap alamayacağı hususunda alimlerin görüş birliğine vardıklarını belirtir. (Tâhir ibn Âşûr, et-Tahrîr ve't- Tenvîr, 30/621)

Sonuç olarak şunu ifade edebiliriz: Sevaplar iki türlüdür; dünyevi ve uhrevî. Üç İhlâs okuyan biri, uhrevi anlamda Kur'an'ı hatmetmiş gibi sevap kazanabilir. Ancak Kur'an'ın tamamını okuyan, ilahi kelama daha fazla vakit ayırarak ömrünün saatlerini nurlandıran bir mümin, kalbi ve ruhî bir huzur elde eder ve böylece ukbâ buutlu dünyevi bir mutluluk da kazanır. Dolayısıyla Kur'an'ın tamamını hatmedenle sadece üç İhlas ile yetinen aynı olmaz. Konuya bu şekilde yaklaşılırsa mesele daha net anlaşılabilir.

TEFEKKÜR ATLASI

Ahtapota bir de bu gözle bakın!

Sekiz bacağı, iskeletsiz kocaman bedeniyle okyanuslarda Yaratıcı'nın çok özel bir eseri olarak yaşar ahtapotlar. İskelet yerleştirilmemiş vücutları sayesinde riskli bir durumla karşılaştıklarında bir pelte gibi bulundukları yere girebilirler. İstedikleri zaman kayaların arasında daracık boşluklara girip, konforlu bir şekilde uyuyabilirler. Fakat ahtapotun başka bir özelliği var ki başlı başına bir sanat eseridir.

AHTAPOT DEYİP GEÇMEYİN!

Her hususiyeti bir yana ahtapotun mükemmel gözleri Yaratıcısı'nın birliğini haykırır. Tıpkı omurgalarda olduğu gibi ahtapotun gözleri de mercek ve yirmi milyon ışık alıcısı taşıyan bir retinaya, dörtgen şekilde bir gözbebeğine sahiptir. Bunlara bir de göz yapısındaki karanlık oda eklenince profesyonel bir fotoğraf makinesi geliyor akıllara. Başını hiç döndürmeden gözlerini etrafında 180 derece çevirebilir. Saniyede 70 kere titreşen ışığı bile rahatlıkla fark edilebilir.

Okyanusun derinliklerindeki kemiksiz bir yaratığa böyle muhteşem bir mekanizma yerleştirmek O'ndan başka kimin eseri olabilir ki?!

BİR DUA

Kalplerimize Seni sevme duygusunu yerleştir!

Ey Rabbimiz! Bizleri dünyanın geçici ve yok olmaya mahkûm güzelliklerine aldanıp da Rabblerini unutanlardan olmaktan muhafaza buyur. Gözlere aydınlık, gönüllere huzur veren sürpriz lütuflarınla bu muhtaç kullarını da sevindir. Tasamızı, gamımızı, kederimizi gider. Bizi her türlü musibet ve belalardan koru ve kalplerimize Seni delicesine sevme duygusunu yerleştir!..

ÖRNEK HAYATLAR

Kız çocuk sahibi anne ve babalara müjdeler olsun!

Efendimiz'in zamanında yaşayan iki kız çocuğu olan fakir bir kadın vardı. Kadın, bir gün çocuklarının elinden tutarak Hz. Aişe'nin yanına gitti. Hz. Aişe bir şeyler vermek için bakındı. Sadece bir hurma bulabildi. Daha fazla bir şey veremeyişin hüznü ile hurmayı kadına verdi.

Fakir kadın, kendisine uzatılan hurmayı alıp kızlarına paylaştırdı. Kadının bu annelik şefkati ve merhameti Hz. Aişe'nin gözünden kaçmadı. Olayı Peygamber Efendimiz'e anlattı. Efendimiz, kendi nefsine çocuklarını tercih eden anne için şöyle buyurdu: "Kadın, erkek herhangi bir mümin, kız çocukları yüzünden bir suretle sıkıntı çekerlerse bunu hayır bilsinler. Çünkü kız çocukları, onları cehennem ateşinden koruyan birer perde olurlar." (Buhari, Edeb, 18)

Peygamberimiz bu hadisinde, yalnız kız çocuklarını zikretmesinde, kız çocuğunun eğitiminin, erkek çocuğundan daha hassas olduğu gerçeği vardır. Psikolojik yönden daha ince yapıda yaratılan kız çocuklarının hayat karşısında etkilenmeleri daha fazla olabilmektedir.

KİMİN KIZ ÇOCUĞU OLUR DA...

Peygamberimiz, anne ve babaların kız çocuğu büyütürken daha fazla zorluk çekebileceklerini söylemekte, gereği gibi büyütülen kız çocuklarının, anne ve baba için cennete girme vesilesi olacağını müjdelemektedir.

"Kim iki kız çocuğu ergenlik çağına vardıktan sonra yanında kal­dıkları veya o kimse onların yanında kaldığı müddetçe, onlara iyi davranıp ihsanda bulunursa, kızları onun cennete girmesine vesile olurlar." (İbn Mace, Edeb, 3)

"Kim ki üç tane kız çocuğu olur da buna sabreder (yani çocukla­rı­nın kız olduğundan şikâyetçi olmaz) varlığından onları yedirir, içi­rir ve giydirirse kıyamet günü o kız çocukları onun cehennem ate­şine perde olurlar." (İbn Mace, Edeb, 3)

HAZIRLAYAN: Ali İhsan ER

Haberin Yorumları (1 yorum)
okumak önemli ancak okuduğunu anlamak ve uygulamaktır asıl önemli olan.. bin kerre okur amma uygulamazsan okuduğundan sevap yerine günah kazanırsın..bir kere okur ama uygularsan işte o zaman sevabını alırsın,ne kadar sevap kazandığınıda ancak allah bilir..
çuvaldız - 22:43, 30 Temmuz 2010 Cuma
Diğer Yaşam Haberleri
Çok Okunanlar

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.