İngiltere'nin çiçeği burnunda Başbakanı David Cameron'un Türkiye ziyaretini dünyanın önde gelen gazeteleri birinci sayfadan verdi.
Özellikle ekonomi gazetelerinde Başbakan Erdoğan ile birlikte resimleri yer aldı konuk başbakanın...
Yani Türkiye, bu önemli ziyaret nedeniyle dünyanın gündemine taşındı bir kere daha.
Peki gündeme gelmek, Avrupa ekonomileri teklerken, büyüme rekorları kırmak ne anlama geliyordu...
Yine havaalanında rastladığımız Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş'e, bu sorunun cevabını en iyi o bilir diyerek sorduk... Onun ağzından aktaralım.
"Son dönemde Türkiye'ye bakış çok değişti. Biz 2001 krizi sırasında finans kuruluşlarının üçüncü adamları ile bile görüşmekte zorluk çekiyorduk. Şimdi çok farklı. En üst seviyede ilgi görüyoruz. Ben birkaç gündür Paris'teyim. Bugünkü gazeteleri benden önce görmüşler. Herkes Türkiye'den bahsetti. Başbakanların söylediklerini aktardılar. İyi takip etmişlerdi.
Türkiye'ye Paris'ten bakınca durum hiç fena değil. İmajımız çok iyi."
İMAJ PATLAMASI
İmajımız Ortadoğu'da ise patlama yapmış durumda.
Ortadoğulu şirketler Türkiye'de ortak avcılığı yapıyor.
Son olarak Türkiye'nin kültür balıkçılığında en büyüklerinden biri olan Kılıç Holding'i izlemeye almışlar.
Kılıç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Kılıç, bu ilgiyi şu sözlerle anlatıyor...
"Kuveyt Emiri kurmaylarına Kılıç'a ortak olun, sonra da buraya getirin talimatı vermiş. Bu nedenle uzun süredir görüşmeler yapıyoruz. Ayrıca yine Körfez kökenli bir iki fonla sıkı pazarlık içindeyiz. Büyümek için onların finansal desteğini alabiliriz. Bu destekle yeni yatırımlar yapar, dünyada önemli bir noktaya geliriz."
VİZE BÜYÜK SÜRPRİZ
Kuzeyde ise vize sürprizi yaşanıyor. Rusya tarafından vizenin kalkması ile birlikte başlayan iyileşme hızlı bir şekilde yerine yeni ticari ilişkilere bırakıyor. Yıllardır Rusya'da iş yapan bir işadamının şu sözleri çok ilginç...
"Havaalanlarındaki saatler süren işkencelerin, günler süren vize mücadelesinin bir gün biteceğini aklıma bile getiremezdim."
Afrika'yı anlatmaya gerek yok. Orada Türkiye var... Türk işadamları her yerde. Mozambikli Nazo ile serinliyor. Güney Afrikalı Sesli Battaniyeleri'ni sarıyor.
Libya'yı Rönesans inşa ediyor. Lübnan Damat'tan Yemen Suvari'den giyiniyor.
Suriye Antep'in bir parçası olmuş durumda. Irak'ın kuzeyinde alışverişe Türk markaları damgasını vuruyor.
Durum dışarıdan bakınca hiç fena değil.
MUTLULUĞUN RESMİ
Ama içeride sıkıntılar var. En büyük yara işsizlik. Turkcell'in Diyarbakır'da açtığı çağrı merkezinde şimdilik 650 genç çalışıyor. Bu sayı yakında 1000'i geçecek.
Turkcell bu çağrı merkezi ile Diyarbakır'ın en büyük işvereni haline geldi.
Çalışan gençlerin gözlerinde mutluluğun resmi çizilmiş gibi.
Diyarbakır sokaklarındaki işsizlerin gözlerine baktığınızda ise endişenin, hüznün, umutsuzluğun kol gezdiğini görüyorsunuz.
Turkcell Genel Müdürü Süreya Ciliv Diyarbakır'ı, Diyarbakır da onu çok seviyor.
Tarihi Hasanpaşa Hanında başta Kahvaltıcı Kadri olmak üzere tüm esnafın kalbini fethetmiş.
Bu nedenle çağrı merkezini büyütmeyi bir borç olarak görüyor Diyarbakır'da... Tıpkı Erzurum'da yapmayı düşündüğü gibi...
Erzurum'da Turkcell'den sonra başka kuruluşlar da çağrı merkezi kurdu. Belediye Başkanı bu gelişmeleri dikkate alıp Erzurum'u Türkiye'nin çağrı merkezi üssü haline getirmeyi hedeflediği açıkladı.
SIRA KARADENİZ'DE
Süreyya Ciliv'in iki hedefi dikkatimizi çekti. Birincisi Turkcell'i dünyanın en hızlı 3G operatörü haline getirmek. Bu herkesi heyecanlandıran bir hedef... İkincisi ise Karadenizliler'i çok yakından ilgilendiriyor.
Samsun, Ordu veya Trabzon'a bir çağrı merkezi açmak. Bunu ilk defa açıkladı.
İşsizliği kol gezdiği bu illerimizin yerel yöneticilerinin Süreyya Ciliv'in ofisine kamp kurup, onu ikna için düğmeye basması gerekiyor.
Genel Müdür Yardımcılarından Lale Saral Develioğlu'nun Trabzonlu olması bu ilin şansını artırıyor. Bu nedenle Ordu Samsunlu yerel yöneticilerin ikna için daha fazla çalışması gerekiyor.
Bu arada Turkcell dış ülkelerde de iş üretmeye devam ediyor. Genel Müdür Yardımcısı Koray Öztürkler'in verdiği bilgiye göre Turkcell'in ortak olduğu bütün çevre operatörlerde onlarca Türk mühendis çalışıyor.
Bir Şirketin bile işsizlikle ilgili çalışmaları moralleri düzeltebiliyor. Bu nedenle herkesin daha çok çalışması gerekiyor. İş üretmesi gerekiyor. Yoksa dışarıda düzelen moraller Türkiye geldiğinizde işsiz gençleri görünce bozulmaya davam ediyor.