Ben üniversitede okuyan bir gencim.
İzmir'de doğdum, büyüdüm. Birçok kez harama bulaştım. Yaptığımın yanlış olduğunu bile bile birçok kez yanlışımı sürdürdüm. Şimdi her açıdan daha dikkat etmeye çalışıyorum ama vesvese midir, nedir bilemiyorum; bu aralar içimden bir ses devamlı geçmişte işlediğim günahlardan kurtulamayacağımı, devamlı onların ayağıma pranga olup beni engelleyeceğini, hayırlı bir kul olmayacağımı söylüyor. Bu durumdan gerçekten üzülüyorum. İbadetlerime dikkat etmeye çalışıyorum ama günahlarım iyi, hayırlı bir kul olmama engel midir? Tövbe konusunda detaylı bir bilgi alabilirsem çok sevinirim. (Rumuz: Uğur)
İnsan günah işleyebilen bir varlıktır. Hiç kimse "Ben günah işlemem" diyemez. Herkes şu veya bu şekilde, az veya çok günah çukuruna yaklaşır, bazen de içine düşer.
Çünkü insan sadece akıl ve kalpten ibaret değildir. Başta nefis ve şeytan olmak üzere öyle baskın duygular, öyle söz dinlemez hisler ve öyle karşı konulmaz vehimler altındadır ki, farkında olarak veya olmayarak iradesine söz geçiremez, günaha girer, günahkâr olur.
Günahtan kurtulmanın tek yolu ise tövbedir, yaptıklarından pişman olup bir daha işlememek üzere Allah'a söz vermektir.
***
Kulun tövbe etmesinden Yüce Allah memnun oluyor ve hoşnut oluyor.
Peygamber Efendimiz, insanın işlediği günahtan dolayı tövbe edip Rabbine dönmesini çölde yaşayan, çöle çıkınca varı yoğu devesi olan bir insanın üzüntüsünü ve sevincini dile getirerek şöyle anlatır:
"Öyle bir kimse ki, çorak, boş ve tehlikeli bir arazide bulunuyor. Beraberinde devesi vardır. Devesinin üzerine de yiyecek ve içeceğini yüklemiş. Derken uyur. Uyandığında bir de bakar ki, devesi gitmiş. Devesini aramaya koyulur. Bir türlü bulamaz. Açlıktan ve susuzluktan perişan bir vaziyette iken kendi kendine şöyle der: 'Artık ilk bulunduğum yere gideyim de ölünceye kadar orada uyuyayım.' Gider, ölmek üzere başını kolunun üzerine koyar. Bir ara uyanır. Bakar ki, devesi yanı başında duruyor. Bütün azığı, yiyeceği ve içeceği de devesinin üzerindedir. İşte Allah, mü'min kulunun tövbe ve istiğfarı ile böyle bir durumda olan kimsenin sevincinden daha fazla sevinç ve lezzet alır."
***
Tövbe, istiğfar ettikten sonra "Nasıl olsa Allah affeder" deyip suç işlemeyi sürdürmemeli ki, kulluk sırrı kaybolmasın. Kur'ân bu gerçeğe şöyle işaret eder:
"Onlar çirkin bir günah işledikleri veya herhangi bir günaha girerek kendilerine zulmettikleri zaman Allah'ı hatırlarlar ve günahlarını bağışlaması için O'na niyazda bulunurlar. Günahları ise Allah'tan başka affedecek kim vardır? Ve onlar işledikleri günahta bile bile ısrar etmezler."
Tövbekâr kul günahlarından dolayı Allah'a daha ciddi olarak sığındığı ve daha ihlaslı bir şekilde yöneldiği takdirde, manevî bir yükselişe geçebilir. Kur'ân bu gerçeği 'günahların sevaba dönüştürülmesi' şeklinde anlatır.
"Ancak tövbe eden ve güzel işler yapanlar bundan müstesnadır. Allah onların günahlarını silip yerlerine iyilikler verir. Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir."
Bunun için hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmayın. Allah'a kul olma yolunda mesafe almaya devam edin.